İçeriği gör

Arama

'iade' Etiketi • Arama Sonucu.



Gelişmiş Arama

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • OHAL KHK ve FETÖ Mağdurları
    • Gündem ve Gelişmeler
    • Kurumlar ve İhraçlar
    • Kabul Kararı Alanlar Forumu
    • Ret Kararı Alanlar Forumu
    • Serbest Forum
    • İdari Davalar • Emsal Kararlar • Dilekçeler
    • İdari Dava Emsal Kararlar
    • İdari Dava Dilekçeleri
    • Ceza Davaları • Emsal Kararlar • Dilekçeler
    • Ceza Davası Emsal Kararlar
    • Ceza Davası Dilekçeleri
    • Basında KHK Haberleri
    • Anket • Araştırma • Arşiv
    • İstek & Öneri
    • Hakkında • Yardım
  • Gündem Dışı Mahallesi's Forumlar
  • BM İnsan Hakları Komitesi Başvuruları's Forumlar

Kategoriler

  • Fetö Soruşturmaları
  • Görüş ve Mütalaalar
  • KHK Mağdurları
  • Köşe Yazıları

Kategoriler

  • KHK Mağdurları
  • Açık Oturum / Tartişma
  • Haber - Söyleşi
  • Panel - Sempozyum
  • Gündem Dışı Mahallesi's Videolar
  • BM İnsan Hakları Komitesi Başvuruları's Videolar

Sonuç Konumu

Sonuçlarda Ara


Oluşturma Tarihi

  • Başlama

    Bitiş


Son Güncelleme

  • Başlama

    Bitiş


Şuna göre filtrele...

Katılım

  • Başlama

    Bitiş


Üye Grubu


KHK


Kurum


Kriterler


Komisyon Kararı


İdari Süreç


Adli Süreç

14 sonuç bulundu

  1. Merhaba Komisyon ve İdari Mahkeme kararıyla iade olan mağdurlar bu bölümden bilgi alışverişi yapabilir. İadeniz hayırlı olsun. Umarız bir daha böyle mağduriyet yaşamazsınız.
  2. 375 Sayılı KHK yla hakkında işlem yapılan Astsubay hakkında "değerlendirilen" ifadesinin keyfi kullanılamayacağına dair, iade kararı. Özellikle 3 üncü sayfanın sondan bir önceki paragrafı dilekçelerde kullanılabilir. https://forum.khkhaber.com/topic/21161-muğla-2-i̇dare-mahkemesi-tek-arama-0-saniye-yürütmenin-durdurulması-kararı/?tab=comments#comment-85267 adresinde Yürütmeyi Durdurma kararı verildiği şeklinde paylaştığım karara dair davanın sonuçlanmış halidir. YD kararı 2.2.2021 de verilmişti. Dava 30.3.2021 de sonuçlandırılmış. Bu açıdan da benzer durumda olanlar için süre tahmini yapmak mümkün olacaktır.
  3. ………….. ORTAOKULU MÜDÜRLÜĞÜNE Gönderilmek Üzere ……….. İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ’NE Okulunuzda Matematik Öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Konya/Emirgazi/Emrulgazi Ortaokulunda öğretmen olarak görev yapmakta iken Emirgazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün …… tarih ve ……….. sayılı yazısı ile (İlgili Yazı Ek-5 de sunulmuştur) hakkımda Görevden Uzaklaştırma Tedbiri alınmış olup, inceleme ve soruşturma devam ederken 01.09.2016 tarih ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 672 sayılı KHK ile Kamu Görevinden Başka Hiçbir İşleme Gerek Kalmaksızın Çıkarıldığımı öğrendim. 7075 sayılı kanun ile kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu ………. tarih ve ….. sayılı kararı gereği kamu görevine iade edildim. 7075 sayılı OLAĞANÜSTÜ HAL İŞLEMLERİ İNCELEME KOMİSYONU KURULMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN ‘Kararların Uygulanması’ başlıklı; MADDE 10- (1) (Değişik: 25/7/2018-7145/22 md.) "….İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir…" hükmü yer almakta olup, hüküm uyarınca göreve başlamama müteakip aşağıda hazırlamış olduğum tabloda yer alan tüm mali ve sosyal haklarımın müdürlüğünüzce hesaplanarak tarafıma yasal faizi ile ödenmesi ve özlük haklarımın iadesi gerekmektedir. İade Olanlara Ait Haklar Talep Dilekçesi.doc
  4. Bu konuda Devlet Personel Başkanlığı tarafından düzenlenen iki cevap yazısı aşağıdadır. Emekli olan geri dönermi.pdf İkinci yazı. Emekli olan geri dönermi_1.pdf Yazılara https://pgm.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/29112019145754Kamu görevinden çıkarıldıktan sonra emekli olanların iadesi hakkında DPB görüşü.pdf ve https://www.maarifmevzuati.com/wp-content/uploads/2019/03/DPB-KHK-İLE-İADE-OLAN-PERSONELİN-EMEKLİ-OLMUŞ-İSE-GÖREVE-GERİ-DÖNEBİLECEĞİNE-İLE-İLGİLİ-GÖRÜŞ-YAZISI.pdf sayfalarındadnda ulaşabilirsiniz.
  5. İADE - Erzurum İdari Mahkemesi 14 Şubat 2019 667 KHK - MSB - Sözleşmeli Uzman - İdari İhraç 223/2-d ve 223/2-e Beraat "Suçun işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle verilen -beraat kararına binaen-"
  6. 375 Sayılı KHK yla hakkında işlem yapılan Subay hakkında "değerlendirilen" ifadesinin keyfi kullanılamayacağına dair, iade kararı.
  7. Dava dosyası bir Polisimize ait. 15 Temmuz gecesi müdürüne söylediği bir ifade nedeniyle 375 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmış. Hakkında yapılan soruşturma hiç bir husus bulunamamış. Kararın tamamı yok, baş kısmı ve son iki sayfası var. Lazım olan hususlarda zaten bu sayfalarda. Diğer sayfalar matbu metin.
  8. Kişi Tsk da sözleşmeli personel (asker), geçmişte iltisaklı kurumda çalışmış ve bankada hesabı var diye sözleşme tazenmiyor. İlk derece mahkemesi kişiyi haklı buluyor, istinaf kurumu haklı buluyor. Danıştay da kişiyi kuruma gönderen iş-kur, kişi bir gün çalışmış banka hesabıda bir gün çalışmışlığının karşılığı para için açılmış. Başka hiç bir hareket olmamış tespiti yapıyor ve kişiyi haklı buluyor. Yani iade. Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/1843 E. , 2020/2940 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/1843 Karar No : 2020/2940 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … - Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) … Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ :Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … İli, … Deniz Üs Komutanlığında sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin 26.02.2019 tarihli işlemin iptali ve ilişik kesme tarihi ile göreve iade edildiği tarihler arasında alamadığı görev aylıklarının tahakkuk tarihlerinden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; idarece sözleşmenin yenilenmemesinin gerekçesi olarak davacının FETÖ/PDY Terör Örgütüne müzahir olduğu gerekçesiyle 674 sayılı KHK'nın 19/1. maddesi uyarınca TMSF'ye devredilen … Holding'de SGK kaydının ve …Bankası … Şubesi nezdinde 24.11.2014 tarihinde açtırmış olduğu hesabının bulunduğu şeklindeki istihbari bilgilerin gösterildiği anlaşılmış ise de, davacının Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü'ne yapmış olduğu başvuru üzerine FETÖ/PDY Terör Örgütüne müzahir … Holdinge bağlı … Lojistik Hizmetleri A.Ş ile ön görüşme yapmak üzere yönlendirildiği ve burada yalnızca bir gün (01.12.2014) çalıştığı, bir günlük çalışmasının karşılığı 30,71 TL ücretin ise o tarihte … Bankası … Şubesi nezdinde davacı adına açılan hesaba yatırıldığı, bunun dışında bahsi geçen hesapta hiçbir hesap hareketinin bulunmadığı, diğer taraftan … Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı hakkında silahlı terör örgütüne olma suçu nedeniyle yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, kendisinden istifade edilemeyeceğinden bahisle sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava konusu işlem tesis edilmeseydi ödenmesi gereken tarihlerden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararı ile, Devlete özel bir sadakat ilişkisiyle bağlı olan asker, polis gibi görevliler yönünden özlük ve parasal haklar dışında Devletin daha geniş yetkilere sahip olduğunun tartışmasız olduğu, davacı hakkında yapılan tespitlere ve değerlendirmelere istinaden; davalı idare tarafından işlem tesis edilirken Devlete özel bir sadakat ilişkisiyle bağlı olan asker kişilerin her türlü şüpheden uzak olarak gerek kendilerinin ve gerekse yakınlarının Milli Güvenlik aleyhine faaliyette bulunan terör örgütleri ile irtibat ve iltisakı veya mensubiyetinin bulunmadığına kanaat getirilerek işlem tesis edilmesi gerektiğinin açık olduğu ve söz konusu tespitin idari makamlarca dikkate alınması gereken makul bir şüphe olarak değerlendirilmesi gerektiği, anılan değerlendirme neticesinde sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık, aksi yönde verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, disiplinli ve başarılı bir personel olduğu, sözleşmesinin yenilenmemesini gerektirecek bir durum bulunmadığı, davalı idarece takdir yetkisinin objektif ve kamu yararına uygun kullanılmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdarenin sözleşmesi yenilenecek personeli belirlerken takdir yetkisi bulunduğu, bu yetkinin dava konusu olayda, kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamında objektif ve hukuka uygun kullanıldığı, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : … Deniz Üs Komutanlığı'nda sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yapan davacının, hakkındaki FETÖ/PDY Terör Örgütü ile irtibatlı/iltisaklı olduğu yönündeki iddialar nedeniyle 30.11.2017 tarihinden itibaren görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği, sonrasında kendisinden istifade edilemediğinden bahisle 26.02.2019 tarihinde süresi bitecek olan sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun "Hizmet Süresi" başlıklı 5. maddesinde; "Uzman erbaşlar; iki yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla sözleşme yaparak göreve başlar ve Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler. (Değişik ikinci cümle: 19/6/2010-6000/26 md.) Bunlardan; a) İstihdam edildikleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşları ile ilgili sağlık nitelikleri uygun olanların, b) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında malul olanlardan istekleri, bilgi ve tecrübelerinin sınıfı için faydalı olması ve fiziki noksanlıklarını kapatabilmesi şartıyla mensup olduğu kuvvet komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığınca uygun görülenlerden, istihdam edilecekleri kadronun sağlık niteliklerini taşıyanların, müteakip sözleşmeleri, bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla azami elliiki yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabilir." hükmüne, 12. maddesinde ise; "Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri feshedilerek, Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Peşin olarak ödenen aylık ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır. Görevde başarısız olanlarla, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan veya kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar, yedekte er kaynağına alınırlar. Görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe hâlleri ve bunlara yapılacak işlemler, çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir.(...)" hükmüne yer verilmiştir. 20.09.2005 tarih ve 25942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Görevde başarısız olma, kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilmesi sebepleri" başlıklı 13. maddesinin ikinci fıkrasında; "Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler) anlaşılan, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar yedekte er kaynağına alınır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davalı idarece; davacının, FETÖ/PDY Terör Örgütü ile irtibatlı/iltisaklı olduğu yönündeki iddialar nedeniyle 30.11.2017 tarihinden itibaren görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği ve aradan uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen hakkındaki soruşturma sonuçlanmadığından bahisle kendisinden istifade edilemediği gerekçesiyle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, davacının Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü'ne yapmış olduğu başvuru üzerine FETÖ/PDY Terör Örgütüne müzahir … Holdinge bağlı … Lojistik Hizmetleri A.Ş ile ön görüşme yapmak üzere yönlendirildiği ve burada yalnızca bir gün çalıştığı, bir günlük çalışmasının karşılığı ücretinin ise o tarihte … Bankası … Şubesi nezdinde davacı adına açılan hesaba yatırıldığı, yatırılan bir günlük ücretin çekilmesi dışında bahsi geçen hesapta hiçbir hesap hareketinin bulunmadığı, diğer taraftan … Cumhuriyet Başsavcılığı'nca davacı hakkında silahlı terör örgütüne olma suçu nedeniyle yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ayrıca davacı hakkındaki soruşturmanın uzun sürmesinde davacıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı hususları dikkate alındığında, kendisinden istifade edilemeyeceği gerekçesiyle sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesine gönderilmesine, (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere) 23/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
  9. Manisa 1. İdare Mahkemesi 2019/1170 K. - Göreve İade Edilenlerin Ek Ders Ve Maaşlarının Yasal Faizleriyle Ödenmesi
  10. OHAL Komisyonu kararı ile göreve iade edildiği, göreve iadesi sonucunda sadece geriye dönük faizsiz toplam brüt maaşının ve 2018-2019 hazırlık ödeneğinin bir kısmının ödendiği belirtilerek ödenmemiş olan görev dışında bulunduğu dönemlere ilişkin hafta içi ek ders ücreti, destekleme ve yetiştirme kursu ek ders ücreti, mesleki çalışma dönemi ek ders ücreti, nöbet görevi ek ders ücreti ve eksik ödenen öğretim yılına hazırlık ödeneğinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine açılan davada Çanakkale İdare Mahkemesi 2019/710 Esas No, 2019/916 Karar No ve 15/08/2019 tarihli kararıyla göreve iade edilen davacının ek ders ücretleri ve eksik ödenen öğretim yılına hazırlık ödeneğinin ve yoksun kaldığı maaşlarının yasal faizleriyle birlikte ödenmesine karar verdi. Çanakkale İdare Mahkemesi kararında; "Anılan Kanun hükmüyle verilen yetki üzerine hazırlanarak, 24.10.1979 tarihli, 16794 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, Milli Eğitim Bakanlığı Merkez ve Taşra Örgütünde Görev Alanlardan Kimlerin Haftalık Çalışmalarının Ne Kadarının Zorunlu Ek Ders Görevinden Sayılacağı ve Bu Görevler Karşılığı Haftada Kaç Saat Ek Ders Ücreti Ödeneceğine İlişkin Kuralların 4. maddesinde, Yönetici, uzman ve öğretmenlerin; yasa, tüzük, yönetmelik, eğitim programları ve yönergelerle saptanan görevleri yerine getirmekle yükümlü olacağı, haftalık çalışmalarının (10) ders saati süresi kadarının zorunlu ek ders görevinden sayılacağı, bu görevleri karşılığı (10) saat ek ders ücreti ödeneceği kurala bağlanmıştır. Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 32. maddesinde: Eğitim ve öğretim Hizmetleri Sınıfına dahil öğretmen unvanlı kadrolarda görevli olup; fiilen öğretmenlik yapanlara her öğretim yılında bir defaya mahsus olmak üzere ve öğretim yılının başladığı ay içinde Milli Eğitim Bakanı tarafından belirlenecek tarihte Bakanlar Kurulunca belirlenecek miktarda, öğretim yılına hazırlık ödeneği ödeneceği belirtilmiştir. Bu durumda, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca 01/09/2016 tarihinde görevine son verilen davacıya ödenmemiş olan görev dışında bulunduğu dönemlere ilişkin hafta içi ek ders ücreti, destekleme ve yetiştirme kursu ek ders ücreti, mesleki çalışma dönemi ek ders ücreti, nöbet görevi ek ders ücreti ve eksik ödenen öğretim yılına hazırlık ödeneğinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Eceabat Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 15/05/2019 tarih ve 9533798 sayılı işleminde, zorunlu nitelikteki ek ders görevleri karşılığında ödenmesi gereken ek ders ücretleri ile eğitim öğretim hazırlık Ödeneğinin ödenmeyen kısmının, davacının görevden çıkarıldığı 01/09/2016-1 1/02/2019 tarihleri arasında 607 sayılı KHK'ya istinaden yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların kapsamına dahil edilmeleri gerektiği ve açıkta kaldığı süreye tekabül eden maaş farklarının ise yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği düşüncesiyle hukuka uyarlık; destekleme ve yetiştirme kursu ek ders ücretinin ödenmemesi yönünden ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; 1- Dava konusu işlemin davacının ek ders ücretleri ve eksik ödenen öğretim yılına hazırlık ödeneğinin ve yoksun kaldığı maaşlarının yasal faizlerinin yasal faizleriyle birlikte ödenmesine ilişkin başvurusunun reddedilmesine yönelik kısmının iptaline, destekleme ve yetiştirme kursu ek ders ücreti ödenmesine yönelik kısmı yönünden ise davanın reddine.." şeklinde karar vermiştir.
  11. Resmî GazeteSayı : 27717 DANIŞTAY KARARI Danıştay Onbirinci Daire Başkanlığından: Esas No : 2009/5353 Karar No : 2010/2671 Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay Başsavcılığı-ANKARA Davacı : Coşkun Zeren Vekili : Av. Kemal Aybek Strazburg Cad. No: 26/5 Kat: 1 - Sıhhiye/ANKARA Davalı : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı-ANKARA Vekili : Av. Rukiye Erdoğan İstemin Özeti : Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 12.02.2009 günlü, E:2008/4987, K:2009/1093 sayılı kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmektedir. Danıştay Tetkik Hakimi : Füsun Erkin Düşüncesi : Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile Ankara Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, idari işlem veya eylemlerden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak idareye başvurunun bulunması halinde, başvuru tarihinin esas alınacağı yolundaki Danıştay İçtihatlarına aykırı bulunması nedeniyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir. KAPAT [X] Danıştay Başsavcısı : Yılmaz Çimen Düşüncesi : T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünde müdür yardımcısı kadrosunda görev yapmakta iken isteği üzerine 1. derece, 4. kademe, 2200 ek gösterge esas alınarak emekliye ayrılan davacının, ek göstergesinin 3000 olarak uygulanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin Ankara 8. İdare Mahkemesinin 31.03.2003 günlü ve E:2002/1322, K:2003/310 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine davalı idarenin maaş ve ikramiye farklarını ödemesine karşın faiz hesaplanmaması sonucu oluştuğu ileri sürülen 1.135,50 YTL tutarında faiz alacağının, icra takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Ankara 16. İdare Mahkemesinin faiz alacağı olarak hesaplanan 1.135,50 YTL'nin dava açma tarihi olan 28.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin 27.03.2008 günlü ve E:2006/629, K:2008/361 sayılı kararına taraflarca itiraz edilmesi üzerine, ödenen maaş ve ikramiye farklarına 15.07.2002 tarihinden 02.07.2003 tarihine kadar hesaplanan 541,10 YTL tutarındaki faizin ödenmesine ilişkin Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 12.02.2009 günlü ve E:2008/4987, K:2009/1093 sayılı kararının, davacı vekili tarafından hukuka aykırı olduğu belirtilerek kanun yararına bozulması istemi üzerine konu incelendi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesinde, bölge idare mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştay'ca ilk derece mahkemesi olarak verilip temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği, temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde kararın kanun yararına bozulacağı, bu bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan mahkeme veya Danıştay kararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı hükme bağlanmıştır. T.C. Anayasası'nın 125'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu hükme bağlanmış, maddenin son fıkrasında da, idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralı getirilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12'nci maddesinde; ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve İdare ve Vergi Mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zarardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri ve ilgililerin Kanunun 11'inci maddesi uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu öngörülmüştür. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, bir zararın varlığı, zararı doğuran işlem veya eylemin idareye yüklenebilir olması, zararla işlem veya eylem arasında illiyet bağının bulunması gereklidir. Öte yandan, zarara yol açan idari eylem veya işlemin, bir hizmet kusuruna dayanması ya da kusursuz sorumluluk kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte bulunması halinde, zararla eylem arasında uygun illiyet bağının kurulması mümkün hale gelmektedir. Kanun yararına bozma istemine ilişkin 03.06.2009 tarih ve 80281 sayılı dilekçede, davacının 3000 ek gösterge uygulanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin yargı kararı ile iptali üzerine ödenen maaş ve ikramiye farklarına faiz hesaplanmaması sonucu oluştuğu ileri sürülen faiz alacağına ilişkin iddialar yer almaktadır. Ödenmeyen bu faiz alacağı üzerinden de ayrıca faiz hesaplanması, başka bir ifadeyle faiz alacağına da faiz ödenmesi gerektiğine ilişkin iddiaya açıkça yer verilmemiş olmakla birlikte dosya içeriğinden davacının "faize faiz hesaplanması"na ilişkin talebinin baştan beri bulunduğu ve bu talebin İdare ve Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarında bir şekilde karşılandığı anlaşıldığından bu konu da kanun yararına bozma kapsamında incelenmiştir. Davacının emeklilik tarihinden mahkeme kararı üzerine ikramiye ve maaş farklarının ödenmesi tarihine kadar geçen süre için davacıya 541,10 YTL tutarında faiz alacağı ödenmesi gerektiği yolundaki Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 12.02.2009 günlü ve E:2008/4987, K:2009/1093 sayılı kararında, yerleşik yargı kararları ile faize faiz hükmedilemeyeceği yolunda teessüs etmiş içtihada aykırılık görülmediğinden, hükmün bu kısmının hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır. Faizden kaynaklanan alacak miktarının hesaplanmasına ilişkin hüküm fıkrasına gelince; Bilindiği üzere, konusu bir miktar paranın ödenmemesinden ibaret olan borçlarda, borcun doğduğu veya muaccel olduğu tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar, kısa veya uzun bir süre geçmiş olabilir. Faiz, borçlunun böyle bir süreden faydalanması, alacaklının tasarruf hakkının kısıtlanmış olması nedeniyle alacaklıya kanun veya sözleşme gereğince bir oran dahilinde olmak üzere ödenmesi gerekli olan para miktarıdır. Faiz borcu hukuki mahiyeti itibariyle fer'i bir borç olup, borcun doğumu ve varlığı, asıl borcun doğumuna ve varlığına bağlıdır. T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü'nde müdür yardımcısı kadrosunda çalışan davacı, 2200 ek gösterge üzerinden 24.05.2001 tarihinde emekli olmuş ve 15.06.2001 tarihi itibariyle emekli ikramiyesi ve maaşı ödenmiştir. Davacının kendisine uygulanan ek göstergenin 3000 olması gerektiği yolundaki başvurusunun reddi üzerine açılan davada: idare mahkemesince işlemin iptaline karar verilmiş ve Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Tahsisler Dairesi Başkanlığı'nın 02.07.2003 tarih ve 77949 sayılı işlemi ile davacının ek göstergesi 3000 'e yükseltilerek 15.06.2001 tarihi itibariyle maaş ve ikramiye farkları tahakkuk ettirilmiş ve ödemeler yapılmıştır. Ancak ana paranın ödenmesi sırasında davacıya ayrıca faiz ödenmediğinden davacı bu faiz alacağı için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12' nci maddesi uyarınca dava açmıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi faiz alacağının doğumu ve varlığı asıl alacağa bağlı olup, idare mahkemesinin iptal kararı üzerine davalı idare, davacının emeklilik tarihi itibariyle ek göstergelerini düzelterek, ek göstergenin 3000 olarak uygulanması sonucu hesaplanan maaş ve ikramiye farklarını, emekli ikramiyesi ve aylığının ödendiği tarih itibarıyla hesaplamış ve davacıya ödemiştir. Dolayısıyla faiz alacağının da asıl alacağın doğduğu tarih, başka bir ifadeyle davacının emekli olması üzerine emekli ikramiyesi ve aylığın ödendiği tarih olan 15.06.2001 tarihi itibarıyla hesaplanması gereklidir. Bu nedenle Ankara Bölge İdare Mahkemesince faiz alacağının hesaplanmasında, faizin başlangıcı olarak Ankara 8. İdare Mahkemesinde iptal davasının açıldığı 15.07.2002 tarihinin esas alınmasında hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin 12.02.2009 günlü ve E:2008/4987, K:2009/1093 sayılı kararının, faiz alacağının hesaplanmasında faizin başlangıç tarihine ilişkin hüküm fıkrasının niteliği itibariyle yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesi'nce Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 12.2.2009 günlü, E:2008/4987, K:2009/1093 sayılı kararının Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü: Dosyanın incelenmesinden, davanın, T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü'nde müdür yardımcısı kadrosunda görev yapmakta iken isteği üzerine emekliye ayrılan ve 1. derecenin 4. kademesi ve (2200) ek gösterge rakamı üzerinden emekli aylığı bağlanan davacı tarafından, ek gösterge rakamının (3000) olarak düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine davacıya ödenen maaş ve ikramiye farklarının faizinin ödenmemesi sonucu oluştuğu ileri sürülen 1.135,50 TL tutarında faiz alacağının, icra takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açıldığı, Ankara 16. İdare Mahkemesinin tek hakim tarafından verilen 27.03.2008 günlü ve E:2006/629, K:2008/361 sayılı kararıyla, idarenin hukuka aykırılığı mahkeme kararıyla saptanan işlemi nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesinin yeterli olmadığı, ayrıca davacının parasal haklarını süresinde alamamasından doğan zararın da yasal faiz ödenerek giderilmesi gerektiği gerekçesiyle, adli yargıda itirazın iptali istemiyle açılan dava sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu faiz alacağı olarak hesaplanan 1.135,50 TL'nin dava açma tarihi olan 28.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verildiği, bu karara taraflarca itiraz edilmesi üzerine, Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 12.02.2009 günlü ve E:2008/4987, K:2009/1093 sayılı kararıyla, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalı idarenin itiraz isteminin kısmen kabulü ile itiraza konu mahkeme kararının davacının açıkta kaldığı süreye ilişkin özlük hakları nedeniyle talep ettiği faize ilişkin 594.40.-TL'lık kısmı yönünden bozulmasına, ilk olarak iptal davasının açıldığı tarih olan 15.7.2002 ile davalı idarece iptal kararı üzerine ödemenin yapıldığı 2.7.2003 tarihi arasında kalan dönem için hesaplanan faiz tutarı olan 541.10.-TL'lık kısmın kabulüne, bu konudaki fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıya ödenmeyen faiz alacağına ilişkin olarak ise, davacının itiraz isteminin reddi ve davalı idarenin itiraz isteminin kabulü ile kararın bu kısmının da bozulmasına, bu konudaki davacı talebinin reddine karar verildiği ve davalı idarenin karar düzeltme istemi reddedilerek kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Danıştay Başsavcılığı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin söz konusu kararının, faiz alacağının hesaplanmasında faizin başlangıç tarihine ilişkin hüküm fıkrasının niteliği itibarıyla yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir. İdari işlem veya eylemlerden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak idareye başvuru tarihinin, başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinin esas alınması gerektiği hususu yerleşik hale gelen Danıştay içtihatları ile genel kabul görmüş ve istikrar kazanmıştır. Davacının emekliliğinde uygulanacak ek gösterge rakamının düzeltilmesi istemiyle açtığı davada, idareye bir başvurusunun bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Dairemizin 30.9.2009 gün ve E:2009/5353 sayılı ara kararıyla getirtilen Ankara 8. İdare Mahkemesinin 2002/1322 esasına kayıtlı dava dosyasının incelenmesinden, davacının 4.4.2002 tarihinde emekliliğe esas ek gösterge rakamının yükseltilmesi istemiyle davalı idareye başvurduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının emekliliğe esas ek gösterge rakamının yükseltilmesi istemiyle açtığı davada verilen iptal kararı üzerine ödenen maaş ve ikramiye farkına uygulanacak faizin başlangıç tarihi olarak davacının idareye başvuru tarihi olan 4.4.2002 yerine dava tarihi olan 15.7.2002 esas alınarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile Ankara Bölge İdare Mahkemesince verilen 12.2.2009 günlü, E:2008/4987, K:2009/1093 sayılı kararın davacıya ödenecek faiz alacağının başlangıç tarihi yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına, 2.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
  12. Kocaeli Üniversitesinde yaşanan olayda, taşerondan kadroya geçecek olan bir personelin güvenlik soruşturması, 2 kardeşinin FETÖ'den ihraç olması, bir kardeşinin ise FETÖ'den yargılanıyor olmasından dolayı, olumsuz sonuçlandırılmıştır. Açılan davada, mahkeme heyeti davacının kendisiyle ilgili olumsuz bir tespit yer almaması nedeniyle, dava konusu işlemi iptal etmiştir. https://www.memurlar.net/haber/860738/abiden-dolayi-guvenlik-sorusturmasinin-olumsuz-olmasina-iptal-karari.html
  13. Sakarya İdare Mahkemesi - İPTAL İADE - 667 - KHK - TSK - Kara Kuvvetleri Komutanlığı - Astsubay Bylock - Hatalı Tespit
×
×
  • Yeni Oluştur...