İçeriği gör
Aklima

bilgi İdari Davalar Konusunda Önemli Paylaşımlar

Önerilen Yorum

Bu alanda, forumda çeşitli yerlerde paylaşılmış önemli olduğu değerlendirilen paylaşımlar arşivlenecektir.

Bu kapsamda İdari davalar hakkında kısa bir bilgilendirmede bulunarak başlayalım.

İdari davalarla ilgili olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kullanılır. Genel olarak İdare mahkemeleri, mahkemeler neye bakar, yetkisi nedir, hangi durumlarda idare mahkemesine başvuruda bulunulabilir, İdare mahkemesine dava açmak için süre nedir, dilekçede olması gerekenler nelerdir, dilekçe nereye verilir, dilekçe verildikten sonra neler kontrol edilir, mahkeme nasıl yapılır, dilekçeniz kabul edilirse ne olur, dava açma süresi, dilekçelerde zaman, tanık dinlenir mi, karalara itiraz edilir mi, nereye edilir, süre nedir, istinaf nedir, temyiz nedir, gibi soruların hepsinin cevabı bu kanundadır. https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2577.pdf adresinden ulaşılabilir.

T.C. Anayasasının "yargı yolu" başlıklı 125 inci maddesi gereği "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar."


689 KHK, TSK, 2' nci derece akraba mağduru. KHK sonrası kurum ihbarıyla açılan soruşturma. İlçedeki soruşturma sonlandı. Normal olarak bir şey bulunamadı. Fezlekeyle bağlı olunan şehre gönderildi. bir yılı aşkındır il CBS' da. 14 Ocak 2020 itibariyle bildiğim, Açık.

İletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Sosyal Ağlarda Paylaş

1. Mustafa Özkan, 11.10.2019 - 12:06 yazdı:

İdari Davalarda Dilekçenin Önemi 

Dün bir arkadaş dava dilekçesini gönderdi, hukukçu bir arkadaşa yazdırmış, red kararında yazılı sebeplere temas edilmeden yazıldığını gördüm, KİMSENİN HAK KAYBINA UĞRAMAMASI ADINA YAZMAK İSTEDİM, idari davalar dilekçeler üzerine kuruludur, bu yönüyle ceza yargılamasından farklıdır, istisnai olarak duruşma açılır, BİR NEVİ SEMBOLİKTİR, DİLEKÇEDE YAZILI HUSUSLAR ÜZERİNDE DURULUR, DİLEKÇELER ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR, ÖZELLİKLE OHAL KOMİSYONU RED KARARINDA YAZILI RED SEBEPLERİNE AYRI AYRI CEVAP VERİLMELİDİR, VARSA DELİLLER BELİRTİLMELİDİR, DAVA DİLEKÇESİNDE İLERİ SÜRÜLMEYEN HAKLI SEBEPLERE DAYANILARAK SONRADAN HAK İDDİA EDİLEMEZ, İDARİ YARGILAMADA HER NE KADAR RESEN ARAŞTIRMA İLKESİ GEÇERLİ OLSA DA DAVAYI AÇAN İLGİLİ DE KENDİ HAKLILIĞINI BELİRTMELİDİR, BUNA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI YAPMALIDIR.

  • Beğeni 1
  • Teşekkür 3
  • Onaylama 2

689 KHK, TSK, 2' nci derece akraba mağduru. KHK sonrası kurum ihbarıyla açılan soruşturma. İlçedeki soruşturma sonlandı. Normal olarak bir şey bulunamadı. Fezlekeyle bağlı olunan şehre gönderildi. bir yılı aşkındır il CBS' da. 14 Ocak 2020 itibariyle bildiğim, Açık.

İletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Sosyal Ağlarda Paylaş

2. Duruşma talep etmeli miyim?

MSA, 16.03.2019 - 14:26 yazdı:

Çokça gelen sorulardan bir de duruşma istemeli miyim? Kişisel önerim duruşma talep edin. Kurumdan gelen cevaba binaen savunma yada cevabınızda unuttuğunuz yeni ortaya çıkan bir gelişme yada delili beyan etmeniz gerekebilir.

Gerek görülmezse de dilekçe ile vazgeçersiniz.

 

  • Beğeni 1
  • Teşekkür 1
  • Onaylama 1

689 KHK, TSK, 2' nci derece akraba mağduru. KHK sonrası kurum ihbarıyla açılan soruşturma. İlçedeki soruşturma sonlandı. Normal olarak bir şey bulunamadı. Fezlekeyle bağlı olunan şehre gönderildi. bir yılı aşkındır il CBS' da. 14 Ocak 2020 itibariyle bildiğim, Açık.

İletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Sosyal Ağlarda Paylaş

 

3. Dava dilekçeleri konusunda öneri 

MSA, 16.08.2019 - 08:53 yazdı:

İdari mahkemede savunmanız komisyonun ret gerekçelerini çürütme ve iltisak yoğunluğu olmadığı üzerine olmalıdır.

KYOK kararınız adli bir karar. Adli yönden cezai sorumluluğunuz olup olmadığı ile ilgilidir. İdari mahkemeyi bağlamamaktadır.

Kurumun ve OHAL komisyonun irtibat ve iltisaktan neyi kastettiğini, ne anladığını, neleri bu tanımlar altına aldığını bilmiyorum. İrtibat ve iltisaktan kasıt nedir. Bu kelimelerin tanımlarının yapılması ve nelerin bu tanımlar kapsamında değerlendirildiğine dair Uluslar arası hukuk, Uluslar arası anlaşmalar, T.C. Anayasası, Kanunlar, Yasalar ve mevcut mevzuatta, AYM kararları ve Danıştay kararlarında, Yargı içtihatlarında bir tanıma rastlayamadığım.

Hakkımdaki isnadların irtibat ve iltisak olarak değerlendirilmesi konusunda neye göre açıklama, sorgulama yada savunma yapacağım konusunda sadece idare mahkemelerinin KHK davalarında kullandıkları ve kaynağı belirtilmeyen 

iltisak; yani yapışıkmış gibi birlikte hareket etme, gönüllü şekilde tabi olma, aynı yöne bakma, olayları aynı bakış açısıyla değerlendirme, eylemlerini bir grubun, örgütün ya da yapının işaretleri, talimatları, yönlendirmelerine göre gerçekleştirme ve bunu yaparken dünyevi ya da uhrevi faydalar umma hali.

irtibat; yani bir çıkar ilişkisi nedeniyle gönüllü veya gönülsüz kendi davranışlarını bireysel iletişim yoluyla ya da yazılı ve görsel basın, sosyal medya paylaşımları üzerinden gelen mesajları dikkate alarak belirleme hali.

son derece geniş yorumlanabilecek iki tanım vardır. Bu hususun açıklığa kavuşturulmasını istiyorum. gerekirse bu konuda yetkili/ilgili makamlardan görüş istenmesi, içtihat yada emsal karar verilmesinin istenmesini isteyiniz. (irtibat ve iltisak konusunda tanımla yapılması, kaynak belirtilmesi, nelerin bu tanımlar içerisine dahil olduğu hususlarının netleştirilmesini sonuç kısmında da isteyiniz.)

 

Aklima, 02.07.2019 - 14:45 yazdı:

Komisyondan red alıp idare mahkemesi aşamasına geçenlere dair müsaadenizle bir kaç önerim olacak.

Öncelikle "hukuk laf cambazlığıdır" Lütfen bunu unutmayınız. Bu bağlamda.

                İlk önce kendisini savunmak durumunda olan kişi modundan çıkarak yazacaklarınızla ilgili kısa kısa notlar alın. Bir anda bir defada dilekçenizi yazmaya çalışmayın.

                  Dilekçeyi komisyon kararında red gerekçesi olarak kullanılan materyal sırasıyla yazın.

                 Yazdıklarınızı bir kaç kez okuyun. Hatta bırakın aklınız dağıtın ve sakin bir kafayla ve tarafsız bir şekilde yazdıklarınız bir daha okuyun.

                 Yazdıklarınız mümkün olduğunca açık, net ve kısa olsun. 

                 Yazdıklarınız okurken şuna dikkat edin. Okuduğunuz cümleden soru üretilebiliyor mu?, Muğlak, yuvarlak, geçiştirilmiş gibi algılanan bir alan varmı? (örneğin sendika, banka gibi konularda benim işlem yaptığım zaman bu durum yasaldı, devlet izin vermişti. her hangi bir uyarı yada ikaz yapılmamıştı. gibi.)

                 İdare mahkemesine yaptığınız başvuruda ceza yargılamalarından farklı olarak (kararlarda da bu ifade sıklıkla geçiyor.) söz konusu gerekçenin suç teşkil edip etmemesine bakılmamaktadır. Bu hususa dikkat ediniz.  Söz konusu kriterlerin bağ kurmak, irtibat, iltisak, güçlü bağ gibi ifadelerle açıklanabilirliği yada bu ifadelerin tanımlarına uygun olup olmadığına bakılmaktadır. 

                 Gördüğüm, incelediğim komisyon kararlarının neredeyse tamamında devlete bağlılık konusuna atıfta bulunulmuş. Bu hususta özellikle 17/25 aralık 2013 sonrasında hakkında gerekçe olarak kullanılabilecek bir husus olmayanlar. Aşağıdaki kararın Sayfa 8 madde 13-14-15 ini okuyarak bu hususu dile getirsinler. 17/25 aralık 2013 sonrasına sarkan gerekçesi olanlarsa buradaki ifadeler çerçevesinde durumu iyice açıklamaya çalışsınlar. https://forum.khkhaber.com/topic/2158-ankara-20-i̇dare-mahkemesi-20181xxx-k-tebliğ-ocak-2019-bylock-gizli-tanık-tanık-evde-kalma-kurum-kanaati-i̇ptal/

                 https://twitter.com/nmelihkutlu/status/1129211374478012422 sayfasında paylaşılan bir istinaf kararında il kez iltisak ve irtibat tanımlarının açıklamaları yapılmıştır. Şöyle ki; iltisak; yani yapışıkmış gibi birlikte hareket etme, gönüllü şekilde tabi olma, aynı yöne bakma, olayları aynı bakış açısıyla değerlendirme, eylemlerini bir grubun, örgütün ya da yapının işaretleri, talimatları, yönlendirmelerine göre gerçekleştirme ve bunu yaparken dünyevi ya da uhrevi faydalar umma hali. irtibat; yani bir çıkar ilişkisi nedeniyle gönüllü veya gönülsüz kendi davranışlarını bireysel iletişim yoluyla ya da yazılı ve görsel basın, sosyal medya paylaşımları üzerinden gelen mesajları dikkate alarak belirleme hali. Tanımlar cümle olarak bu şekilde okunduğunda sıkıntılı görünmektedir. Birde özellikle iltisak tanımını her virgülden sonra bir satır aşağı alarak ayrı maddeler gibi okuyunuz. Hakkınızda gerekçe olarak kullanılan materyallari bu şekilde tek tek sorgulayınız ve dilekçenizdede belirtiniz. (Ör.: gerekçe olarak kullanılan ..... yaptığım açıklamalar ışığında hangi haliyle birlikte hareket etme, hangi yönüyle aynı yöne bakma, hangi yönüyle aynı bakış açısıyla değermendirme.... heleki geçmişim incelendiğinde hangi mevki yada makama gelmişim ki yada hakkımdaki hangi delille ispat yada şüphe edeilebilirki dünyevi ya da uhrevi faydalar ummuşum.) İrtibat' ın ise iltisak' a göre mevcut tanım itibariyle daha kolay olduğunu düşünüyorum. Çünkü girişte ilk dört kelime "bir çıkar ilişkisi nedeniyle" denilmektedir. Yaşantınız içinde bırakın meslek hayatını hangi çıkarınız olduğunu sorunuz.

                 Söz konusu gerekçelerinizle ilgili varsa emsal kararlar mutlaka belirtiniz. Bunu da konuyu açıklarken yapıp uzatmak yerine link, karar numarası, ilgili mahkeme gibi bilgileri ya sayfanın en alt kısmına mümkünse yada ek olarak belirtiniz. Emsal kararı yazıp geçmeyin, sizinle ilgili kısmını alıntı yapınız.

Kalın sağlıcakla...

  • Beğeni 2
  • Teşekkür 2
  • Onaylama 1

689 KHK, TSK, 2' nci derece akraba mağduru. KHK sonrası kurum ihbarıyla açılan soruşturma. İlçedeki soruşturma sonlandı. Normal olarak bir şey bulunamadı. Fezlekeyle bağlı olunan şehre gönderildi. bir yılı aşkındır il CBS' da. 14 Ocak 2020 itibariyle bildiğim, Açık.

İletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Sosyal Ağlarda Paylaş
Konu Sahibi Gönderim • (düzenlendi)

4. Komisyondan red aldım. Bu arada "ceza davamda devam ediyor" durumundaysanız . Hatta "hakkımda ceza davamda ki gerekçeler hakkında hiç bir şey yok" diyorsanız dilekçenizde aşağıdaki hususa yer veriniz.

Aklima, 06.07.2019 - 13:49 yazdı:

Sayın nmelihkutlu tarafından farklı bir amaçla paylaşılmış bir karar. Dikkatimi çekti. Özellikle ceza davası devam ederken komisyondan red alıp idare mahkemesine başvurmak durumunda kalanlar/kalacaklar için. Aynı durumdan soruşturması devam edenlerde faydalanabilir.

20 nci idare mahkemesi devam eden ceza davasının uyap' tan görüldüğünü ve sonucunun mevcut davayı etkileyebileceğini belirterek ceza davasının sonuçlanmasını bekleyeceğini belirtmiş. Avukatın bu ara karara yaptığı itiraz anladığım dava açılırken böyle bir talepte bulunulmamış. Mahkeme kendisi tespit edip karar vermiş. her zaman böyle olacak diyemeyiz. Mahkemeler farklı insanlar farklı. Dolayısıyla ceza davası devam ederken veya soruşturması devam ederken idare mahkemesine başvurmak zorunda olan herkes forumda da bir kaç kez geçen, forumun kuşlu sayfasında ve nmelihkutlunun kuşlu sayfasında da yer verilen "bekletici mesele" başvurusunda bulunsun. Yeni başvuru yapacaklarda dilekçelerinde bu hususu dile getirsinler. Bu konuyu atlamayınız. Ciddiye alınız.

https://twitter.com/nmelihkutlu/status/1147297379806253056

Bu konuda forumda aşağıdaki linktede ayrıca bilgiler var.

https://forum.khkhaber.com/topic/4199-idari-davalarda-adli-davayı-bekletici-mesele-olarak-talep-etmek/

 

Güncelleme • • Aklima
  • Beğeni 1
  • Teşekkür 1

689 KHK, TSK, 2' nci derece akraba mağduru. KHK sonrası kurum ihbarıyla açılan soruşturma. İlçedeki soruşturma sonlandı. Normal olarak bir şey bulunamadı. Fezlekeyle bağlı olunan şehre gönderildi. bir yılı aşkındır il CBS' da. 14 Ocak 2020 itibariyle bildiğim, Açık.

İletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Sosyal Ağlarda Paylaş

5. Komisyondan red aldınız, hakkınızda soruşturma yada kovuşturma yok. Yada 223/e den beraat aldınız. Aşağıdaki paylaşımı inceleyerek dilekçenizde yukarda 1' inci maddede belirtilen kapsamda kullanabilirsiniz.

Aklima, 31.07.2019 - 09:51 yazdı:

https://dergipark.org.tr/download/article-file/155553 adresindeki yazıyı komisyondan red almasına rağmen hakkında soruşturma yada kovuşturma olmayanların, suçsuz olduğuna inanan ancak 223/e den beraat alanların sonra (223/b için itiraz amacıyla), 223/e den beraat alıp komisyondan red alanların idare mahkemesi başvurularında kullanmak üzere okumalarını tavsiye ederim. Çok güzel paragraflar var.

Bunun yanında yazıyı özellikle ceza davası devam edenlerin okumasını kendilerine uyan kısımları mutlaka kullanmalarını tavsiye ederim.

Yazıda kabaca alacağınız ve mahkeme heyetine sorumluluk yükleyeceğiniz ve bu hususu ilerde belki istinaf, danıştay, yargıtay, AYM,AİHM gibi yerlerde de kullanacağınız kısımlar

1. KHK larla suç isnad edilmeksizin hakkımzda yapılan ve sonrasında kanun haline getirilen işlemin Anayasanın 17 inci maddesi kapsamında "manevi varlığıma" yapılan bir müdahaledir. Mahkemenin vereceği karar bu müdahalenin devamı yada sonlandırılması manasınada gelecektir. Şöyle ki;

"Anayasa’nın 17. maddesi şu şekildedir: “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir…” Anayasa’nın başlangıcının altıncı paragrafında her Türk vatandaşının onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu belirtilmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarında, bireyin şeref ve itibarı, Anayasa’nın 17. maddesinde yer alan “manevi varlık” kapsamında mütalaa edilmektedir. Devlet, bireyin manevi varlığının bir parçası olan şeref ve itibarına keyfi olarak müdahale etmemek ve üçüncü kişilerin saldırılarını önlemekle yükümlüdür.

Şeref ve itibar devletin korumakla mükellef olduğu bir değer olduğundan, bununla ilgili gerekli tedbirleri almak gerekliliği vardır. Anayasa’nın 5. maddesinde devletin amaç ve görevleri arasında, kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak da düzenlenmiştir."

2. Beraat kararları;

"Gündelik yaşamda aklanma anlamına gelen beraat8; hukuki anlamda ise, suç isnadı altında bulunan sanığın, yapılan yargılama sonucunda yasada sayılan nedenlerden dolayı cezalandırılmamasıdır. Deyiş yerindeyse beraat, iddia konusu suçla ilişiksiz çıkma ve katışıksız bir aklanmayı ifade eder. CMK’da belirtilen beraat nedenlerinin bir kısmında sanık tam olarak aklanmakta, diğer bir kısmında ise şüpheden yararlandırılarak hakkında cezaya hükmedilmemektedir. Beraat kararından sonra, sanığın iddia konusu suçu işleyen kişi olmadığı ya da iddia konusu suçu işlemediği tespit edildiğinden, ceza muhakemesinde beraat kararı, uyuşmazlığı temelinden çözen kararlardan biridir. Yüklenen suçun işlenmediğinin sabit bulunması durumunda ise; yüklenen eylemin, başka hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde sanık tarafından işlenmediği kanıtlandığından, sanık açısından verilebilecek en lehe son kararı ifade eder. Tam bir aklanma sağladıklarından beraat kararlarının durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararlarından daha lehe olduğu Yargıtay Ceza Genel Kurulu’ nun 20/10/2009 tarih ve E.2009/11-89, K.2009/243 sayılı kararında da vurgulanmıştır. Zira bu nev’i kararlarda masum olduğunu düşünen sanık yönünden aklanma (temize çıkma) sağlanmamaktadır. Bu nedenle derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez (CMK md. 223/9).

Hemen belirtelim ki, kanun önünde aklanmayı istemek Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen savunma hakkının doğal sonucu olduğundan bir insan hakkıdır. Gerçekten de suçsuz olduğuna inanan bir kimsenin aklanmayı istemesi, şeref ve itibarının yeniden tesisi için bir psikolojik ihtiyaç olduğu gibi kamusal menfaatin de gereğidir. Çünkü suçsuz bir insanın mahkûm edilmemesi herkesin menfaatinedir. Adalete olan inancı arttırır. Dolayısıyla aklanmayı isteyen kişinin bundan mahrum edilmemesi gerekir. Bu hakkın tanınması masumiyet karinesinin de gereğidir."

3. Çok güzel bir metin, AYM kararından alıntıdır. Bu kısım mutlaka idare mahkemelerinde KHK lara karşı dile getirilmelidir.

"Masumiyet karinesi, kişinin suç işlediğine dair kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan suçsuz olarak kabul edilmesini güvence altına alır. Bundan dolayı hiç kimse, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar yargılama makamları ve kamu otoriteleri tarafından suçlu olarak nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz. (36)"

  • Beğeni 1
  • Onaylama 1

689 KHK, TSK, 2' nci derece akraba mağduru. KHK sonrası kurum ihbarıyla açılan soruşturma. İlçedeki soruşturma sonlandı. Normal olarak bir şey bulunamadı. Fezlekeyle bağlı olunan şehre gönderildi. bir yılı aşkındır il CBS' da. 14 Ocak 2020 itibariyle bildiğim, Açık.

İletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Sosyal Ağlarda Paylaş

6. Komisyon ret kararında Aleyhinizde kullanılan gerekçeler özellikle ve özellikle 17/25 aralık 2013 öncesine aitse aşağıdaki paylaşıma dikkat ediniz. Resim olduğu için sadece ilgili kısmı paylaşamadım.

Aklima, 31.08.2019 - 10:44 yazdı:

Daha önce paylaşmıştım ancak yeniden paylaşma gereği görüyorum.

OHAL içerisinde KHK yada OHAL sonrası hakkında işlem yapılan herkes içindir.

Aleyhinizde kullanılan gerekçeler özellikle ve özellikle 17/25 aralık 2013 öncesine aitse https://forum.khkhaber.com/topic/2158-ankara-20-i̇dare-mahkemesi-20181xxx-k-tebliğ-ocak-2019-bylock-gizli-tanık-tanık-evde-kalma-kurum-kanaati-i̇ptal/ adresindeki kararın 8 inci sayfasınadaki 13-14 ve 15 inci maddelerini idare mahkemesi dilekçelerinizde kullanabilirsiniz.

 

 

  • Beğeni 2
  • Teşekkür 1

689 KHK, TSK, 2' nci derece akraba mağduru. KHK sonrası kurum ihbarıyla açılan soruşturma. İlçedeki soruşturma sonlandı. Normal olarak bir şey bulunamadı. Fezlekeyle bağlı olunan şehre gönderildi. bir yılı aşkındır il CBS' da. 14 Ocak 2020 itibariyle bildiğim, Açık.

İletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Sosyal Ağlarda Paylaş

7. Davalı idare savunma yaparken ""gizli" gizlilik dereceli belgelerin davacıya gösterilmemesi şeklinde" ifade kullanmışsa, yada gönderilen belgeler size tebliğ edilmiyorsa;

Aklima, 07.10.2019 - 13:28 yazdı:

Kurumlardan gönderilen bazı savunmalarda "gizli" gizlilik dereceli belgelerin davacıya gösterilmemesi şeklinde ifadeler bulunmaktadır. Bunun yanında bazı mağdurlar dosyasında "gizli" gizlilik dereceli evrakların olduğunu dosyayı incelemek istediğinde gördüğünü ancak bunların uyap' ta görünmediği yada kendisine tebliğ edilmediğini ifade etmektedir. Buna gerekçe olaraksa İYUK madde 20 bahane gösterilmektedir.

İYUK madde 20’de 4001 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce, mahkemenin getirttiği veya idarenin gönderdiği gizli belge ve dosyaların taraf ve vekillerine incelettirilmeyeceği şeklinde 4 üncü fıkra vardı doğrudur.

Ancak daha sonra 1994 yılında 4001 (http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/21964.pdf sayfa 4 madde 10) sayılı Kanunla bu hüküm kaldırılmış ve bunun yerine, verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemeyeceği düzenlenmiştir. 4001 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce hâkim resen araştırma yetkisi kapsamında gerekli bilgi ve belgeleri dosyaya koysa da birtakım bilgi ve belgelere tarafların erişmesi mümkün değildi. Mahkeme hükmünü bu gizli bilgi ve belgelere dayanarak verse bile ilgili taraf bu belgeleri inceleyemiyordu.

Ancak yapılan değişiklikle bu durum değişmiştir. Böyle bir şeyle karşılaşmamak için dava dilekçenizde "idarenin hakkınızda sunacağı gizli dahil bütün delil ve belgeleri silahların eşitliği ilkesi gereği görmek istediğinizi sizinle paylaşılmayan bu tür delil yada belgelerden dolayı aleyhinizde karar verilemeyeceğini bunun hukuksuz olacağını" belirtiniz.

Size gelen idare savunmasında İYUK madde 20 ye göre belgelerin davacıya gösterilmemesi şeklinde bir talepte bulunduysa bunu idarenin halen 1994 öncesindeki İYUK la hareket ettiği gelişme ve değişimlerden haberdar olmadığı İYUK madde 20 nin 1994 tarihinde değiştirildiği gibi bir metinde isterseniz ekleyebilirsiniz.


689 KHK, TSK, 2' nci derece akraba mağduru. KHK sonrası kurum ihbarıyla açılan soruşturma. İlçedeki soruşturma sonlandı. Normal olarak bir şey bulunamadı. Fezlekeyle bağlı olunan şehre gönderildi. bir yılı aşkındır il CBS' da. 14 Ocak 2020 itibariyle bildiğim, Açık.

İletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Sosyal Ağlarda Paylaş

8. Dava dilekçelerinizde mutlaka olması gerektiğini düşündüğüm bir detay;

KHK ile kamu görevinden çıkarma işlemi ve aynı KHK yla kamu görevinden çıkarılanlar için konulan kısıtlamalar birer cezadır ve OHAL durumunda dahi Anayasamız mahkeme kararıyla suçlu olduğu saptanmadığı sürece buna müsaade etmemektedir.

Anayasamızın; 

"Madde 15 – Savaş, seferberlik (…)(1) veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.

Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler (…)dışında, kişinin yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz."

 


689 KHK, TSK, 2' nci derece akraba mağduru. KHK sonrası kurum ihbarıyla açılan soruşturma. İlçedeki soruşturma sonlandı. Normal olarak bir şey bulunamadı. Fezlekeyle bağlı olunan şehre gönderildi. bir yılı aşkındır il CBS' da. 14 Ocak 2020 itibariyle bildiğim, Açık.

İletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Sosyal Ağlarda Paylaş

ben iade oldum ve maaşımın yasal faizi için idare mahkemesine dava açacağım nasıl bir yol izlemeli nasıl bir dilekçe yazmalıyım


672 kahk kabul banka

İletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Sosyal Ağlarda Paylaş

Cevap Yaz

Şimdi cevap yazıp sonra kayıt olabilirsiniz. Eğer hesabınız mevcutsa, giriş yaparak üye isminizle cevaplayabilirsiniz.
Not: Gönderiniz görünmeden önce editör tarafından kontrol edilip onaylanacaktır.

Konuk
Yanıtla...

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Restore formatting

  Only 75 emoji are allowed.

×   Yapıştırdığınız bağlantı uyarlandı.   Yalnızca link göster?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Editör içeriğini temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.




×
×
  • Yeni Oluştur...