İçeriği gör
Aklima

emsal karar İstinaf Başvuru Süresinin Geçirilmesi. Özellikle Avukatı Olanlar Dikkat, Süre Aşımı-4

Önerilen Yorum

Kişi 672 KHK yla kamu görevinden çıkarılıyor. OHAL komisyonuna başvuruyor. Komisyon ret veriyor. Kişi idare mahkemesine gidiyor. İdare mahkemesi "Komisyon tespitleri ile davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından" gerekçesiyle ret veriyor. Kişinin avukatı olması nedeniyle karar avukata tebliğ ediliyor. Avukat 30 günlük süreyi geçiriyor üstüne 4 gün sonra başvuru yapıyor. İstinafta süre aşımı nedeniyle başvuruyu ret ediyor. Durum danıştaya götürülüyor. Danıştayda başvutuyu ret ediyor. Lütfen sürelere dikkat ediniz. Benim avukatım var, parasını verdim deyip rahat olmayınız. Avukatınızla irtibatta olup hatta avukatın UYAP portalından dosyanızı kontrol ediniz.

 

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/2542 E.  ,  2021/1401 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2542
Karar No : 2021/1401

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davalı kurum bünyesinde mühendis olarak görev yapmakta iken 01/09/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin anılan Komisyonun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; Komisyon tespitleri ile davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K: sayılı kararıyla; … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, davacı vekiline usulüne uygun olarak 21/05/2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinin 24/06/2019 tarihinde Mahkeme kayıtlarına girdiği, 30 günlük istinaf süresinin 20/06/2019 tarihinde (Perşembe günü) sona ermesine karşın davacı vekili tarafından, bu süre geçirildikten sonra 24/06/2019 tarihinde istinaf talebinde bulunulduğundan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin özel bir düzenlemenin yer aldığı, bu düzenlemeye göre elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağının hüküm altına alındığı, … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı kararın kendisine 21/05/2019 tarihini takip eden 5. günün sonu olan 26/05/2019 tarihinde tebliğ edilmiş sayılacağı, bu nedenle istinaf dilekçesinin süresinde verildiği, usul ve yasaya aykırı … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. İstinaf başvurusunun yukarı özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen … TL temyiz başvuru harcı ile … TL temyiz karar harcının ve kullanılacak posta giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/05/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.


689 KHK, TSK, 2' nci derece akraba mağduru. KHK sonrası kurum ihbarıyla açılan soruşturma. İlçedeki soruşturma sonlandı. Normal olarak bir şey bulunamadı. Fezlekeyle bağlı olunan şehre gönderildi. bir yılı aşkındır il CBS' da. 14 Ocak 2020 itibariyle bildiğim, Açık.

İletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Sosyal Ağlarda Paylaş

Cevap Yaz

Şimdi cevap yazıp sonra kayıt olabilirsiniz. Eğer hesabınız mevcutsa, giriş yaparak üye isminizle cevaplayabilirsiniz.
Not: Gönderiniz görünmeden önce editör tarafından kontrol edilip onaylanacaktır.

Konuk
Yanıtla...

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Restore formatting

  Only 75 emoji are allowed.

×   Yapıştırdığınız bağlantı uyarlandı.   Yalnızca link göster?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Editör içeriğini temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.




  • İletiler

    • KOSKOCAMAN YÜKSEK MAHKEMENİN VERDİĞİ KARARA BAK.    Kanunilik ilkesi gereği, suç sadece kanunla tanımlanabilir. “İltisak ve irtibat” suç ise, bu suçlar sadece kanunla (yasama organının işlemi ile) tanımlanabilir. Örneğin, “hırsızlık” suçunun ne anlama geldiği ve unsurları TCK’da açıkça tanımlanmıştır. “Yağma suçu” da aynı şekilde kanunda (TCK) tanımlanmış ve “hırsızlık suçundan” farkları açıkça belirtilmiştir. Yürütme, idare ve hatta yargı organlarının suç ve ceza koyma yetkisi yoktur. Suçun tanımı, neyin suç neyin suç olmadığı yargı organlarının takdirine veya keyfine bırakılamaz. Somut olayda ceza hukuku anlamında bir suç ve ceza bulunduğu dikkatlerden kaçmamalıdır. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 2. Maddesi uyarınca, kanunun (önceden) açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez. Kanunda yazılı cezalardan başka bir cezaya hükmolunamaz. Yürütme organının (idarenin) düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz; kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz. Tüm bu nedenlerle, suçun tanımının kanunda önceden açıkça belirtilmiş olması gerekir. Somut olayda yürütme erki tarafından konulmuş bir suç ve ceza bulunmakta olup, bu cezanın geçmişe dönük olarak uygulandığı da dikkate alındığında, sadece bu nedenle dahi kanunsuz suç ve ceza olmaz (suç ve cezaların geçmişe yürümezliği) ilkesi ihlal edilmiştir. Anayasanın 38 § 1 hükmü uyarınca, “kimse işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz”. 
    • Size yani işçiye ait kısmın belli oranı yatıyor hocam hepsi yatmıyor 
    • gözünüz aydın @Wonder  hocamm😇 cok sevindimmm🌺🌺
    • Aminn @Wonder hocam bu çok güzel bir haber çok sevindim 😊 Allah başka sıkintı yaşatmasın inşallah   Sağolun varolun hocam inşallah sizden ve tüm bekleyenlerden de mutlu haberler alalım ki bir yanımız  buruk kalmasın
    • Ben de bugün İl MEB i aradım karar gelmiş yoğunluk varmış 10 gune kadar belli olur dedi
  • Şimdi Popüler

×
×
  • Yeni Oluştur...